Mustafa TANDOĞAN
antalyamavi@gmail.com

TÜM YAZILARI

KİME GÖRE DOĞRU?

Yalancılık ne kadar kötüyse, doğruluk da o kadar iyi, güzel ve faziletlidir. Peygamber efendimize olgunluğun alameti sorulduğunda (Doğru konuşmak ve doğrulukla iş yapmaktır) buyurdu. (İmam-ı Gazali). Doğruluk: İnsanın sözlerinin, davranışlarının, yaşantısının ve fikirlerinin gerçeğe uygun olmasıdır.

Doğru insan, her türlü yalanın, sahteliğin, kötülüğün, haksızlığın karşısında olup; doğrunun, doğruluğun, hakkın ve iyiliklerin yanında olandır. Haksızlık karşısında susmayıp haksızlığa boyun eğmeyendir. Doğru insan yalan söylemez, başkalarının hakkını yemez, hakkı olmayan şeyi almaz. İnsanların hatalarını aramaz, hatası olanların hatasını yüzüne vurmaz. İnsanlara kötü söz söylemez, insanlara lakap takmaz, insanları alaya almaz. İnsanlara eli ile ve dili ile zarar vermez. İnsanların hoşlanmadığı tavır ve davranışlarda bulunmaz. Menfaatinin değil, doğru olanın peşinde olur.

Doğruluk ise maalesef günümüzde çok göreceli bir kavram haline getirilmiştir... Herkes benim söylediğim doğru, seninki yanlış diyebilmektedir…benim hocamın söyledikleri doğru, senin hocanın söyledikleri yanlış…. benim şıh’ımın söylediği doğru, senin şıh’ının söyledikleri yanlış… benim liderimin söylediği doğru, senin liderinin söyledikleri yanlış….benim komşumun söylediği doğru, senin komşunun söylediği yanlış….. benim Başkanımın söylediği doğru, senin Başkanının söyledikleri yanlış……. benim bilmem ne takipçimin yada takip ettiğim kişinin sözleri doğru, senin takip ettiğin yada takipçilerininki yanlış….daha neler var neler …..

Peki kime göre doğru kime göre yanlış……. Herkes kendi tarafını doğru söylemekle övünürken, karşı tarafı yermektedir…peki her iki tarafta Allah’ın ayetleri ile peygamberin hadislerini kendi doğrularını destekler biçimde kaynak gösteriyor iken ……. Her iki tarafta biz doğru söylüyoruz bakın bu konuda ayet var bu konuda hadis var diyor iken ….peki ayetler ve hadisler sabit ise ikisinden biri yalan söylemiyor mu sizce….muhakkak her ikisi de ben doğruyu, karşı taraf ise yalan söylüyor diyor …..İşte bu doğru…. Ama hangisi?

Şimdi olaya geniş açıdan bakan, yeterli olgunluğa, yeterli eğitim seviyesine ulaşmış, yeterli dini bilgilerini almış, yeterli kültür seviyesine ulaşmış, yeterli donanıma sahip yeterli kültürü, ahlakı olan aklı başında olan, düşünen insanlar, araştıran insanlar, sorgulayan insanlar, koyun gibi sürü psikolojisine uymayan, aldanmayan insanlar, aklı selim olan insanlar için doğru tektir. Lakin düşünmeyen, düşünmeden konuşan, araştırmadan yargıya varan ,her duyduğuna inanan, her gördüğünü doğru zanneden, her söze kulak verip inan ,her yeme atlayan, 30 kişiye göndermezsen bu sms’i başına kötü işler gelecek diye gönderenler ile ben yaptım oldu bu mesajı paylaşırsan 1 GB internet bedava geldi diyenler ile her şeye, her kafaya, her söze atlayan her yalana inanan, kafasında kurguladığı yalanları senaryoları başkalarına doğru diye yutturmaya kalkan, karşı taraf yutmadığı zaman, ona ağır hakaret eden, söven sayan, kavga çıkaran ve olayları ve durumları kişileştiren kişilerin sözlerine kim inanıyor bilmiyorum….herkes kafasına göre Allah biliyor benim söylediğim doğru diyor …yahu; Allah ile bir sözleşmen mi var senin…yoksa Allah seni vekil tayin etti de bizim haberimiz mi yok…Allah seni gizlice görevlendirdi bir de vahiy yolladı sana her şeyin doğrusunu gerçeğini bir tek sen biliyorsun başkası bir şey bilmiyor öylemi…peki Allah ile aranda sözleşme varsa göster de bizde bilelim bizde inanalım sana…...

Herkes kendi kafasına göre bir yaşam belirlemiş öyle gidiyor. Hesap gününde bütün yollar kesişecek…

Hz. Muhammed (s.a.s.)’in gelmesiyle peygamberlik kapısı kapanmıştır. O, yeryüzündeki bütün milletlerin peygamberidir. Bu gerçek Kur’an-ı Kerim’de şöyle bildirilmektedir: “Ey Muhammed! De ki: Ey İnsanlar! Doğrusu ben Allah’ın hepiniz için gönderdiği Peygamberiyim.”

BU KONUDA AYETLER:

NAHL-90 ayeti “Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.” *

* Ben buradan özellikle şunu anlıyorum: Allah; aklı başında olan, düşünen, yorumlayan, sorgulayan araştıran, insanlar için öğütler veriyor, yoksa düşünmeyen insanlara öğüt bir anlam taşımıyor, ayetler masal gibi gelir ,onlar öğütte almazlar, onlar inkar da ederler, yalanda söylerler…

AHZAB Suresi 70. Ayeti “Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin.”

TEVBE SURESİ 119. AYET “Ey inananlar! Allah’a karşı saygılı olun ve özü-sözü doğru olanlarla beraber bulunun.”

İBRAHİM Suresi 52. Ayet “Bu Kur’an; kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın ancak tek ilâh olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara bir bildiridir.”

YUSUF Suresi 2. Ayeti “Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur’an olarak indirdik.”

TAHA Suresi 113. Ayeti “İşte böylece biz onu Arapça bir Kur'ân olarak indirdik. Onda tehditlerden nice türlüsünü tekrar tekrar açıkladık ki belki sakınırlar, yahut onlara bir ibret ve uyanış verir.”

KAMER Suresi 22. ayet meali, “Andolsun biz, Kur’an’ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?”

FUSSİLET Suresi 44. ayet meali, “Eğer biz onu, yabancı dilden bir Kur'an kılsaydık, diyeceklerdi ki: Ayetleri tafsilatlı şekilde açıklanmalı değil miydi? Arab'a yabancı dilden (kitap) olur mu? De ki: O, inananlar için doğru yolu gösteren bir kılavuzdur ve şifadır. İnanmayanlara gelince, onların kulaklarında bir ağırlık vardır ve Kur'an onlara kapalıdır. (Sanki) onlara uzak bir yerden bağırılıyor (da Kur'an'da ne söylendiğini anlamıyorlar.)”

“Biz her peygamberi, kendi milletinin lisanı ile gönderdik, ta ki onlara hakikatleri iyice açıklasın.” (İbrahim, 14/4),

Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Doğruluktan ayrılmayınız. Çünkü doğruluk, insanı iyiliğe, iyilik ise sahibini cennete ulaştırır. Doğruyu araştırıp doğru konuşmaya devam eden bir kimse, Allah’ın nezdinde doğru kişi diye yazılır. Yalancılıktan ka­çınınız. Çünkü yalancılık, insanı günahlara kaydırır. Bu ise kişiyi cehenne­me götürür. Yalancılığı araştırıp yalan söylemeye devam eden bir kimse Allah nezdinde yalancı kişi olarak yazılır.”[289]

 

Yazar: Mustafa TANDOĞAN

Ph.D Stratejik İKY Uzmanı

16.06.2018 / ANTALYA / TURKEY