Asya TOKMAK
info@ermenekgundem.com

TÜM YAZILARI

DİZİLERİMİZİ YÖNLENDİREN HAYATLARIMIZ

      Daha düne kadar köyünde;  ineği, keçisi, danası, tarlası, bostanıyla uğraşan, hormondan habersiz, organik tarım yapan,  bununla mutlu, mesut yaşayan insanımız  şehirlilerin ifade ettiği gibi “taşralımız” televizyonun o muhteşem illüzyonuna, büyüsüne(!) kapılıp akın akın metropollere taşınmaya başladı…  

        TV’ den önce  görmedikleri;   o büyük büyük alışveriş merkezleri, asfaltlı yollar, parklar, lüks arabalar,  evler, eşyalarla dolu bir kent yaşamı varmış kendilerinden uzakta.  Zaman kaybetmeden  kentlerde aldılar solukları…

         Kısa bir süre sonra baktılar ki!  Televizyonda gördükleri ne o muhteşem evler, villalar ne o güzel arabalar,  eşyalar,  ne o güzel kızlar, nede o yakışıklı oğlanlardan eser yok. 

        Altyapı sorunları olan, insani şartlarda yaşamayla ilgisi olmayan ortamlarda gecekondularda perişan hayatlar içinde buldular kendilerini… Ama hiçbir zaman iyi, güzel zengin, havalı yaşama umutlarını yitirmediler…

          Bu  hayalleri,  umutları, özlemleri, beklentileri iyi analiz eden kurt dizi sektörleri gün geçmiyor ki bir dizisini bu beklentiler üzerine  kurgulamasın.

          Benim artık midem kaldırmıyor, insanların bu özlemleriyle mıncık mıncık oynayan ve onları oyalayan dizi senaryolarını.

           Nedense hep olaylar, çoğu denize nazır; yalılarda, villalarda yada modern dairelerde geçiyor… Pahalı, lüks arabalara sahip dizi karakterleri… Muhteşem zenginlikte şirketler…hiç düşündünüz mü bunların hangisi gerçek Türkiye’yi yansıtıyor Allah aşkına…

             Hangi zengin,  lüks içinde yaşayan şirket sahibi oturup bu dizileri izliyor, bu diziler onlara cazip geliyor.  Muhtemelen  hiçbir zaman gerçekleşmeyecek hayalleri her gece, her saat satmaya kalkıyorlar. Reklamlardan milyon dolarlar kazanıyorlar. Siz yaşam koşullarınızı değiştirecek ne kazanıyorsunuz? Hiç…

              Dünyada en çok dizi üreten ülkelerden biriyiz.  Ben artık hasret kaldım, adam gibi derler ya, beni bilgilendiren, bana bir şeyler veren, üzerinde düşüneceğim,  fikir üreteceğim yada Türkiye’nin bitmek bilmeyen sorunlarına  çözüm üretecek programlar izlemeye.  Zap yap ki bulasın, çünkü yok yok yok…

             Kendinizi geliştirip; düşünen, sorgulayan, bilinçli, izleyiciler olmazsanız, hayatınıza, koşullarınıza, eğitiminize emek ve çaba harcamazsanız, ekonomik düzeylerinizdeki o korkunç uçurumları sorgulamazsanız   uyutulmaya devam edileceksiniz “EY İZLEYİCİ”.

             Her gününü dizilere göre planyanlar, hadi size rast gele. 

Sizin yüzünüzden televizyon izlemekten nefret ediyorum. 

            At binicisine göre kişnermiş. Burada “At kim, binicisi kim”den  bahsetmek istemiyorum, varın onu siz düşünün artık. Bizler böyle yaşamaya devam edip, akıllanmadıkça Tv’ler hep böyle kişnemeye devam edecek,

 bundan emin olabilirsiniz… Hadi sağlıcakla…

03.03.2016
Asya TOKMAK