Orhun Veli BATU
orhunveli@hotmail.com

TÜM YAZILARI

RUSLARA ENİŞTE OLMAK


Sanırım Ekim ayının son haftasıydı. Rusya Federasyonu’nun Dinamo Moskova takımının minikleri ve gençleriyle, bizim Antalyaspor’un minikleri ve gençleri arasında, Lara bölgesinde bir futbol turnuvası düzenlendi.   





İlk maç başlamak üzereyken, veliler çok heyecanlıydı. Herkesin, yanlarında getirdikleri pasta-çöreklerle çocuklar doyurulmuş, en güzel spor kıyafetleri giydirilmiş, dua ve temennilerle çocuklar maça hazır hale getirilmişlerdi. Bizimkiler, yeme içme merasimiyle uğraştığı anlarda; Dinamo Moskova’nın minik futbolcuları, sahanın kenarında ısınma hareketleriyle meşguldü. Başlarındaki, bir antrenör mü; yoksa yüksek rütbeli bir asker mi, belli değil; sürekli çocuklara talimatlar veriyor, azarlıyordu. Biz ise, “ Oğlum, şu kekten bir parça daha ısır! Suyunu içtin mi kuzum?” gibilerinden çocuklarla meşgul oluyorduk. Bu arada çocuklara tembihlerde bulunmayı da ihmal etmiyorduk; “ Aman oğlum, çok sert girmeyin! Aman kuzum fazla gol atmayın. Bakın hocaları çok sinirli, birde sizin yüzünüzden azar yemesin yavrucaklar. Üç gol atın, bu bize yeter,” gibi… 





Sağ olsun çocuklar, bizi kırmadılar. Üç gol kâfiydi, ama onlar hiç gol atmadılar. Daha doğrusu atamadılar. Daha da doğrusu, hiç ayaklarına top değmedi. Ne saha kenarında bekleşen biz veliler; ne de bizim çocuklardan topu gören olmadı. Yer yarıldı içine girdi sanki. Toptan vazgeçtik, karşı takımın oyuncularını da görende olmadı. Hayalet gibiydiler sanki. Çocuklar ve biz, bakıştık kaldık. Karşı takım, tek kale oynuyordu adeta. En son bizim antrenörün uyarısı duyuldu; “Çocuklar hattı müdafaa yoktur! Sathı müdafaa vardır! Hücum!” Ne var ki, çocuklarda satıh müdafaası yapacak hâl ve vaziyet yoktu. Ayaklarına top geçmiyordu.  Baktılar olmayacak, hepsi, kalelerinin önüne geçip defans yapmaya karar verdiler. Ancak, oda işe yaramadı;  onlar o ‘kararı’ alıp, başımıza çaldılar. En son birkaç velinin, “ Çelme tak oğlum! Dirsek çıkar oğlum!” talimatları duyulsa da, o da fayda vermedi Maç bitsin diye dua ediyorduk adeta. En nihayetinde maç bitmişti. Sonuç faciaydı. 11’e 0 yenilmiştik. 





Rus milleti yalnızca sporda değil; edebiyatta, sanatta, teknolojide hakikaten çok başarılılar. Bunu da çok çalışmalarına ve disipline borçlular. Her alanda altyapılarına çok önem veriyorlar. Bu yönleriyle çok güçlü bir toplum… Başlarında bazen kötü yönetimler olsa da, başarının peşinden koşmayı biliyorlar. 





Gelelim, kıssadan hisseye… 





Rus savaş uçağının düşürülmesi olayından sonra, Rusya ile ilişkilerimizin kopma noktasına gelmiş olması bizi umutsuzluğa düşürmemelidir. Haklı olduğumuz bir davada, dik duruşumuzu bozmamalıyız. Görüşümüz ne olursa olsun, bu tür milli meselelerde tek ses olmalıyız. Büyük devletler, akbabalar gibi Suriye pastasından pay kapma telaşıyla, her gün binlerce masum insanı bombalıyor. Biz de Türkiye olarak, Suriyeli göçmenler nedeniyle, cefa çektiğimiz bir konuda, haklı olarak söz sahibi olmak istiyoruz. Bunda bir beis yok.  





Güçlü devlet olmak, güçlü millet olmak, çok çalışmaktan ve disiplinden geçiyor. Bunu mutlaka başarmalıyız. Bu anlamda eğitim çok önemli. Güç sahibi haksızların egemen olduğu değil, haklıların güçlü olduğu bir dünya düzeni için, millet olarak çok çalışmalıyız. Yoksa gelir, Dinamo Moskova takımının minikleri 11 gol atar gider.  





Ruslara enişte olmanın ötesinde, yapacağımız çok şey var, çok… Sevgiyle Kalın…                      29.11.2015 





       Orhun Veli BATU