Orhun Veli BATU
orhunveli@hotmail.com

TÜM YAZILARI

İSRAİL NEDEN DURDURULAMIYOR?

İsrail, nihayetinde 27.817 km2’lik bir alana yerleşmiş, 7 milyon nüfuslu küçük bir Yahudi devleti. Ankara’dan biraz fazla bir nüfusa ve toprağa sahip… İlk kez 1870 yılında, Rus’lar tarafından zulüm gören çiftçi Yahudiler, Filistin’e yerleştiler. 1. Dünya Savaşı sonunda Yayınlanan Balfour Deklarasyonuyla birlikte kurulan Yahudi büroları, dünyanın her yerinden Yahudilerin Filistin’e göçlerini sağladı. Bu göçlere karşı atılan adımlara ise, Siona bağlı Askeri Yahudi Teşkilatı Hagana, silahlı terör eylemleriyle karşı çıktı.


            2.Dünya Savaşı sonrası İngiltere ve Amerika’nın da desteğiyle, 1947 yılında Birleşmiş Milletler, Filistin topraklarını Yahudiler ve Araplar arasında paylaştırdı. Ancak bu çözüm yeterli olmadı. İsrail-Filistin arasında savaşlar patlak verdi. En nihayetinde, 14 Mayıs 1948’de David Ben-Gurion tarafından İsrail Devleti ilan edildi.


            Tüm bu yaşananların birinci sorumlusu İngiltere’dir. Arapları, Ulus Devlet vaatleriyle Osmanlıya karşı kışkırtmakla kalmamış; Arap topraklarındaki Manda yönetiminden kaynaklı sömürgeci haklarını, Yahudilerin lehine kullanmıştır. İkinci sorumlu ise ABD’dir. Ulusal güvenliklerini, Arap yarımadasındaki 7 milyon nüfuslu Yahudilerin üzerine kurmuştur. İsrail’e savaş açmak ABD’ye savaş açmakla aynı anlamı taşımaktadır. ABD senatosundaki Yahudilerin bundaki payını da yadsımamak gerekir. İsrail, Amerika’nın adeta jandarmalığını yapmaktadır. Atom bombası dâhil, her türlü silahın bulunduğu ve bunları kullanmasında hiçbir beisin görülmediği tek devlet İsrail’dir. Birleşmiş Milletler Güvenlik konseyinin, tek bir kınama kararı dahi çıkaramadığı tek devlet İsrail’dir. Dünyanın adeta şımarık çocuğudur. Koskoca Arap coğrafyası, bu küçücük devlete fiske dahi vuramamaktadır. Arap milletlerindeki bölünmüşlük, iktidar kavgaları; bu hastalıklı döngüyü beslemektedir.


            Peki, İsrail’in bu yaptığı keyfi katliamlar nasıl durdurulabilir? Bu biraz zor görünüyor. Nedenine gelince? Arapların bir olamama gibi bir beceriksizliği var… Hamas ile El-Fetih’in birleşmesi bir umut olsa da, yeterli değil. Bütün Müslüman Arap coğrafyasının bir olması gerekiyor. Bu da konjonktürel olarak mümkün görünmüyor. Ayrıca, Siyonizm karşıtı Yahudilerinde, İsrail hükümetinin yaptığı bu vahşete karşı tepkisiz kalmamaları gerekiyor. 7’den 70’e korku psikolojisiyle yetişmiş bir devletin çılgınlıklarını engellemek birazda, İsrail içindeki aklıselim Yahudilerin görevi. Yoksa sonsuza değin masum Filistinli çocukların çığlıkları kulaklarından gitmez. Ve Arap coğrafyasında korku içinde yaşayıp giderler; ona da yaşamak denirse eğer.


            Bütün peygamberler bu coğrafyaya gönderilmiştir. Dünyanın enerji kaynağı petrol, bu coğrafya da çıkmaktadır. Birçok âlim, bilim adamı bu coğrafya da yetişmiştir. Tüm bunlara rağmen Arap milletleri, hiç huzura kavuşamamıştır. Ayrıca, Yüce Yaradan’a yapılan onca duaya rağmen bu gidişat hiç değişmiyorsa; acaba bunda da ilahi bir mesaj aramak gerekir mi?


                                                                                              20.07.2014/ Orhun Veli Batu