Orhun Veli BATU
orhunveli@hotmail.com

TÜM YAZILARI

NE OLACAK ŞU SAĞLIKÇININ HALİ?

Hemşireler Haftasında, Sayın Başbakanımızın, bütün sağlık çalışanlarına 5 yıla 1 yıl olmak üzere; “ Yıpranmışlık,” hakkı tanıması ve bunun en geç önümüzdeki yasama yılına yetiştirilmesi talimatını vermesi, sağlık camiasında büyük bir sevinçle karşılandı. Gecikmiş olsa da doğru bir karardı.


            Gelelim asıl meseleye: Sağlık çalışanları yıllardır ‘ Döner Sermaye Gelirlerinden,’ bir pay almakta ve bu pay, maaşın içine yansımadığı için de emekliliğe hiçbir katkısı olmamaktadır. Ayrıca bu gelir nedeniyle de, diğer kamu kuruluşlarında çalışan memurlara kıyasla maaşlara da yeterli artış yapılmamaktadır. Hâl böyleyken, bir sağlık çalışanı emekli olduğunda dımdızlak ortada kalmaktadır. Tabi ki bu durumda, kim emekli olmak ister ki? Elbette, HİÇ KİMSE!


            Laf aramızda, bütün sağlık kuruluşları, hastaneler emekli olmaktan korkan yaşlı sağlık çalışanlarıyla dolup taştı. Allah sizi inandırsın, 65’ine merdiven dayamış çalışanlar var. Ecellerini, hastane koridorlarında bekliyorlar adeta. ‘Hastane,’ tabelaları sökülüp, yerine ‘Huzurevi,’ tabelaları takılsa, inanın hiç yanlış olmayacak. Artık hastaneler, kronik hastalıklarla boğuşan kendi personeline hizmet vermekten, dışarıdaki vatandaşa hizmet veremeyecek duruma geldi. Döner sermaye gelirleri, maaşa yansımazsa eğer, yaşlı personeller emekli olamadan fosilleşip gidecekler.


            İsmi lazım değil, bizim birim de çalışan sağlıkçı bir abimiz var, yani amcamız; daha doğrusu bir dedemiz var; geçen gün hastalanmış kan veriyor; şöyle bir bakayım dedim; damarlarından kan değil, simsiyah petrol akıyor mübareğin. Öyle ya, Fosilken yavaş yavaş petrole dönüşmeye başlamış adamcağız. Koskoca hastane de mazot işeyen yaşlı çalışanlara rastladım yahu! Emekli olmamakta direnen yaşlı sağlıkçılar; resmen kurtlanmaya, çürümeye başladılar. Ak saçlı, kırış kırış olmuş hemşirelere; kulağı duymaz yaşlı ebelere ne demeli. Bırakınız hizmet vermeyi, kendilerine hayırları yok(!) Hastane merdivenlerini iki hizmetli personelin kollarında inip çıkıyorlar. Hastayı kaldırıp yerine yatan yaşlı hemşireler gördüm, desem inanır mısınız? (Biliyorum inanmadınız!)


Bu arada benim yaşım da 45’e dayandı. Söylemesi ayıp; ne zamandır, sağımda solumda kaşıntılar peydahladı. Üzerinize afiyet; karın ağrısı, gaz sancısı çekiyorum. Kontrol edemediğim kaçakları, bir yerler de depolasam; inanın oto gaz ruhsatı (!) almak işten değil. Bazı zamanlar, simsiyah zift tükürüyorum. Böyle giderse, beş-on yıla kalmaz, çift yönlü yolların asfaltlama işini bana ihale edecekler. Anlayacağınız benim sonum da kötü.


            Peki, bu durumun müsebbibi sağlık çalışanları mı? Elbette hayır.


Buradan yetkililere çağrı da bulunuyorum: Şu döner sermaye sorununu çözün artık. Hastanelerdeki yaşlı personelden kurtulmanın başkaca çaresi yoktur. Devletimiz, atıl duruma düşmüş personele boşuna para ödemesin. Üstelik sokaklarda işsiz gezen genç sağlıkçılara da istihdam yaratılmış olur. Benden söylemesi. Sürçü lisan ettiysek af ola…


01.06.2014/   Orhun Veli BATU