Hasan ŞİMŞEK
info@ermenekgundem.com

TÜM YAZILARI

YİBO’LAR İLE İLGİLİ AÇIKLAMALARI İKNA EDİCİ DEĞİL!

İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün internet sitelerine düşen açıklamaları kendi içinde çelişkilerle dolu, anlaşılmaz, karışık, çapraşık ve yanıltmaca sözlerle dolu her yöne çekilebilecek net olmayan bir açıklamadır. Paragraf paragraf açıklamalarını şeklen ve içerik olarak irdelersek;


 


* Son zamanlarda bazı basın organlarında ifadesi eksiktir. Basın ve yayın organlarında  demeleri işin doğrusudur. Biz konuyu hem “ermenek haber “ internet sitesinde hem  Yeşil Ermenek’te ve  sosyal medyada işledik ve doyurucu bir cevap gelinceye kadar işlemeye devam edeceğiz. Biz YBO’ları ile ilgili kapatma kararı ile ilgili çalışmaların haberini yaklaşık  üç ay önceden il dışında başka kaynaklardan öğrendik. YİBO’ların tasfiyesi ile ilgili planların hayata geçirilmesi hazırlıkları başlayınca bunu Taşeli halkına duyurmayı yörenin bir aydını olarak kendimize görev bildik.


 


* Bugünkü yatılı bölge okullarının ne zaman açıldığını biz biliyoruz. Tarihçesine inmenize hiç gerek yoktu. 1933 ( ! ) yılında Göktepe’de yatılı okul var, Yöremizin ünlü iki şairi ve yazarı Ahmet Tufan Şentürk ve Mehmet Zeki Akdağ orada okuyarak eğitimlerine devam edebilmişlerdir. Göktepe, Esentepe, Uğurlu ve  Çevrekavak’ta çok sayıda öğretmen ve diğer memurların yetişmesinin  kökünde 1930’lu yıllarında  eğitim öğretim hayatına başlayan GÖKTEPE YİBO yatar. Öncelikle bunu bilelim.


 


* Karaman ilinde dört adet YBO ( eski adı ile YİBO) var, daha iyi eğitim vermesi için çalışma yapıldığını, birtakım zorluklara rağmen sorunsuz bir şekilde eğitim ve öğretime devam edildiğini, başarıyı ve hizmet kalitesini artırmak için çalışmalara devam ettiğini, bu kapsamda Ayrancı YBO’ya geçen yıl 170 bin TL ödenek tahsis edildiğini okulun yıldızlı (? ) otel konforunda hizmet sunduğunu, iki kişilik odalarda öğrencilere televizyonundan, internetine kadar her türlü imkânın sunulduğu açıklamasını yapıyorsunuz.


 


Sayın il Yöneticisi, vermiş olduğunuz Ayrancı örneği sağlıklı ve doğru bilgilere dayanan bir örnek değildir. Sayın Nimet Çubukçu Hanımefendinin Bakan olduğu dönemde gönderdiği ödeneği doğduğu yerin çocuklarına yurt amaçlı yaptırdığını biliyoruz. Yurda öğrenci bulamayınca bu lüks sayılacak yurt Ayrancı YİBO öğrencilerine tahsis edildiği bilgisi bizde var. YBO’lar şöyle yatarım yapıyoruz ,böyle hizmet veriyoruz  söylemleriniz inandırıcı değil. Ayrıca bu yazının konusu da değil! Bu yazının konusu YBO’ların kapatılmasının yanlış olacağıdır.  Ayrıca Ayrancı YBO’da iki kişilik odalarında televizyon ve internet bağlantısı var açıklaması sevindirici bir olay. Ermenek ve Göktepe  YBO’da bu imkânlar neden yok? Yapılması için bir çabanız oldu mu? Bu bir ayırımcılık değil mi?


 


* Sayın Karaman İl Milli Eğitim Yöneticisi, Açıklamalarının baş kısmında YBO’ları överken  hemen devamında “ ...yapılan bilimsel araştırmalar bu okullarda okuyan öğrencilerin aile özlemi, isteksizlik, motivasyon gibi sorunlar yaşadığını ortaya koymuştur. Öğrencilerin bir bölümünün normal okullarda öğrenim görmeyi tercih ettikleri belirtilmektedir. Eğitim bilimciler tarafından, normal ilköğretim okullarında öğrenim görme imkânı olmayan öğrencilerin mümkünse taşımalı uygulamaya tabi tutulmaları, en son çare olarak yatılı ilköğretim bölge okullarına alınmaları önerilmektedir.”  diye açıklamanıza devam ediyorsunuz.


 


Madem öyle neden açıklamanızın baş kısmında YİBO’larla ilgili fazlasıyla övücü açıklama  gereğini duydunuz? “ Bir taraftan YBO’larla ilgili başarıyı ve hizmet kalitesini artırmak için çalışma yapıyoruz diyorsunuz, diğer yandan da öğrencilerin en son çare olarak da kim ve hangi kurum olduğu bilinmeyen hayali eğitim bilimcilerini dayanak yaparak “ en son çare olarak öğrencilerin yatılı ilköğretim bölge okullarına alınmaları “ önerisini fakir Karaman köylüsünün çocuğunun okuyacağı okulu kapatma bahanesiyle önüne koyuyorsunuz. Eğer YBO’ları kapatmayı düşünüyorsanız yöre halkı ile bunu tartışıp karar vermek zorundasınız. Halkın haberi olmadan emirvakilerle yoksul köylerin çocuklarının eğitim öğretim yaptığı eğitim kurumlarını kapatmaya yönelmek ve bu alanda çalışma yapmak demokratik eğitime yakışmadığı gibi eğitimcilere de yakışmaz.


 


* Yatılı okulların en son çare olduğunu raporlayan eğitim bilimcilerini kaynak olarak raporları ile birlikte açıklamanızı sizden bekliyoruz. Kamuoyun yanıltıyorsunuz. Siz de biliyorsunuz ki Türkiye genelinde ilk bine giren öğrenciler  ailelerinden çok uzak İstanbul’daki İstanbul, Galatasaray, Kabataş, Kadıköy,Cağaloğlu,Vefa  Anadolu; Robert, Alman Lisesi gibi yatılı okullara gitmeye can atar. Siz hangi rapordan hangi eğitim bilimcilerinden söz ediyorsunuz.? Kaldı ki Taşeli Yöresi’ndeki YBO’larda  çocuklar hafta sonu evelerine gitmekte cumartesi ve pazar günleri aileleri ile birlikte olmaktadır. Aile özlemi, isteksizlik, motivasyon eksikliği dayanaktan yoksun, iddialardır,  okulu kapatmak için sudan bahanelerdir.  Sözde Eğitim Bilimciler, yatıl okullarda okumuş olsalardı, böyle dayanaktan yoksun bir rapor hazırlamazlardı. Sekiz yıllık eğitim öncesi yukarıda adını saydığım liselere öğrenciler on yaşında gidereler, en az iki üç hatta bir sömestri ailelerini göremezlerdi. 1950’li yıllarda da anılarından okuduğumuza göre Konya Lisesi’nde okuyan Ermenekli, Taşkentli, Hadimli  öğrenciler, yarı yıl tatiline kış şartları ağır olduğu için gidemezler, yurtlarında kalırlardı. Onların hiçbirinin motivasyonu bozulmadı. Haftada  beş gün ailesinden ayır kalıp yaşıtları ile birlikte eğitim öğretim yapan, oyun oynayan çocukların mı motivasyonu bozulacak!


 


* Açıklamanızda, “İl genelinde orta okulların akademik başarıları değerlendirildiğinde genel olarak YBO’ların akademik başarısının düşük olduğu görülmektedir.” demektesiniz. Elinizde böyle bir akademik çalışma var mı? Değerlendirmeyi neye göre yapıyorsunuz? YBO’lar gelen çocukların kültür seviyleri ve gelir durumu en alt kademeden gelen aile çocukları olduğunu bilmiyorsanız size söylenecek bir sözümüz olmaz. Diğer yandan bu çocukların benim 60  yıl önce okuduğum birleştirilmiş sınıflarda okuduğunu içinizde bilmeyen var mı? Sizler küçük köy okullarını ve birleştirilmiş sınıflarda eğitimin nasıl olduğunu anlatacak değilim..Diğer yandan bu öğrenciler eğitim aldıkları YBO’larda sosyalleşiyorlar. Kaldı ki aldığım bilgiye göre Taşeli  Yöresi YBO’larda  eğitim alan çocukların taşımalı eğitim yapanlardan çok daha ileri düzeyde olduğunu bana örnekleri ile eğitimciler anlattı. Sizin Taşeli Yöresi okullarında taşımalı eğitim yapan okullardaki öğrencileri ile YBO’larda eğitim öğretim gören öğrencilerin başarısı ile ilgili sağlıklı bir ölçümünüz var mı? Bugüne kadar yok, olsa idi böyle ipe sapa gelmeyen bir açıklama yapmazdınız.


 


*Açıklamalarınızın devamında “ Öğrencilerimizi ve okullarımızı bölgeye gelir getiren bir işletme gibi görmek sağlıklı bir yaklaşım değildir. Her bir çocuğumuzun hayatı ve geleceği bir bölgenin ekonomik göstergeleriyle kıyaslanamayacak kadar değerlidir.”


Bu paragraf tamamen yanıltıcı, çarptırıcı dezenformasyona yönelik bir açıklamadır. Açıklamanızın bütünü ile de çelişki içindedir. Biz münazara yapmıyoruz, kurum olarak bu konuda kendinize güveniniz varsa ve yaptığınız işin doğru olduğuna inanıyorsanız, sizlerle, eğitim bilimcilerinizle her mekânda konunun önemini öğrencileriniz, öğretmenleriniz ve halkımız  önünde  tartışmaya hazırım.


 


Evet her okul, her kurum bulunduğu yere katma bir değer kazandırır. Bunu inkâr edemezsiniz. Ekonomik göstergenin ne olduğunu anladığınıza göre, Karaman Ovası ile Taşeli’nin bireyler arasındaki gelir dağılımı/ paylaşımını hangi vicdanlarla aynı kefeye koyarak tarttığınızı anlayabilmiş değilim. Açıklamanızdan şunu anlıyorum ki sizlerin, bulunduğunuz ilin yerleşim alanlarına göre, gelir dağılım hakkında bir bilginiz yok görünüyor. Taşeli ile Karaman merkez ve Ayrancıları aynı çerçevede değerlendirmek gelir dağılımı ve coğrafi şartlar açısından doğru bir yaklaşım olamaz.  Taşeli’niin yoksul köylü çocukları okuyor bu okullarda aile reislerinin çoğu ya işsiz ya da asgari ücretle yer altında kömür madenlerinde çalışır. Beyler! Yatılı Bölge  Orta Okullarında okuyan çocuklar özellikle Taşeli’nde yoksul aile çocuklarıdır. Birleştirilmiş sınıflardan gelen çocuklardır. Bunların başarısız olduğu iddiası ile bu okulların işlevini değiştirmek eğitime ihanet derecesinde bir eylem olur. Çocuğun eğitimi birinci derecede önemli ise ki öyledir. Yatılı okulları kapatmak için bin bir kılıf  bulup bu okulların başarısına gölge düşürmek eğitimcilere yakışmaz.


400-500 öğrenci barındıran bir yatılı okulun  çevreye olan ekonomik katkısını görmemek için insanın kendini inkâr etmesi gerekir. Günümüzde insan ve ekonomi ilişkileri yeni doğan bir bebek değil ana rahmine düşen bir çocuk ile başlıyor.


 


* İlimizde 2013-2014 eğitim ve öğretim döneminde 3232’s temel eğitim 1763’ü örta öğretim olmak üzere toplam 4995 öğrenci taşımalı eğitim kapsamında eğitimine devam etmektedir, taşımalı eğitim sisteminden başarılı sonuçlar alınmaktadır.”


Keşke iddia ettiğiniz gibi olsa, Göktepe YBO ile taşımalı eğitim yapan Tepebaşı Orta Okulu’nu ve çocukların sınavlardaki başarısını bir karşılaştırınız. Görülecektir ki sınavla öğrenci alan iyi liselerde Elmayurdu ve Tepebaşı’ndan öğrenci  göremezsiniz. YBO’ların başarısız olduğunu iddia etmek YBO’ların kapatılması için bir kılıftır. Keşke devletin imkânı olsa da Tepebaşı’na bir YİBO yapılsa ve çocuklar rahat bir eğitim yapma imkânı bulsa. Tepebaşı’nda Akmanlar Petrolun bulunduğu yere üç köyü ( Tepebaşı, Elmayurdu, Karapınar ) kapsayan bir Yatılı orta okul yaptırtmak benim 55 yıl önceki hayalimdi.


 


* Beyler, açık ve net yazıyorum! Taşeli’de YBO’lara giden çocuklar yoksul köy çocuklarıdır, birleştirilmiş sınıflardan geliyor çoğu.  Atalarımız “Aç ayı oynamaz.”derken bu çocuklar karınlarını doyuracak yiyecek bulsunlar ki rahatlıkla ders çalışabilsinler, açlık onların aklına gelen ilk iş olmasın. Sıcak bir mekânda ders çalışsınlar, yiyip içip yatsınlar, siz devletin sağladığı yeme, yatma ve giysi ihtiyacı sağlanan  bu hizmeti, fakir çocuklara niye çok görüyorsunuz anlamakta zorlanıyorum ya da siz onların yaşantılarını ve aylık gelirlerini  yeteri kadar tanımıyor, bilmiyorsunuz.


 


Yukarıda açıklamanızın bir yerinde YBO’larda sorunsuz eğitim öğretim devam etmektedir diyorsunuz. Altta da “YBO’larda yaşanan sorunları  en aza indirilerek, okullardaki eğitim kalitesi yükseltilmeye çalışılmaktadır.” diyerek kendi içinizde bir çelişki yaşamaktasınız.


 


Karaman merkez ve Ayrancı’da  YBO’lara giden çcukların aile durumlarını ve aile gelir seviyelerini bilmiyorum. Ama siz “Türkiye’nin 15. büyük ekonomisi olan Karaman, son yıllarda yapılan yatırımlarla merkezinden Taşeli’ye kadar birçok alanda kabuğunu kırmış gelişmiştir.” diyorsunuz. Önce bir düzelte yapalım: Burada da kamuoyuna yanlış bilgi veriyorsunuz. İMF, TÜİK ve Devlet Planlamaya göre Karaman ili  12. sıradadır. Yukarıda açıkladığım gibi Taşeli’nde kişi başına 16,979 TL düşen her köyde bir aile bulamazsınız. Siz demek istiyorsunuz  ki 4 kişilik bir ailenin ortalama yıllık geliri 68,000 TL’dir. Siz Kurum olarak nerede ve hangi ülkede yaşıyorsunuz. Ermenek, Sarıveliler, Başyayla ilçelerinin köylerinde yılda  4 kişilik bir ailenin gelirinin 68,000 TL olması söz konusu olamaz. Bu ilçelerin köylerinin tamamında belki 8- 10 ailenin yıllık geliri bu rakamı bulabilir. O da emekli olup da  tarla bahçe işleri ile uğraşanlar için söz konusu.


 


Biz sizden mevcudu korumanızı istiyoruz. O YBO’lar ekonominin dibe vurduğu ve 99 depreminin ekonomiyi felç ettiği bir dönemde kıt olanaklarla yapıldı. Siz mevcudu koruyunuz. Başka bir şey istemiyoruz. Türkiye’nin 15. büyük ekonomisi olan Karaman’ın Karaman’ın güneydeki dağ köylerine ve Taşeli  topraklarına eğitim öğretim açısından ne oranda yansıdığını ve bu işle nasıl bağdaştırıldığını anlayamadım.


 


Açıklamanızın son paragrafında “ YBO’ların kapatılmasıyla ilgili Bakanlığımız ve Valiliğimiz tarafından herhangi bir çalışma söz konusu değildir.” derken açıklamanızın bütününde YBO’lar hakkında olumsuz bir bakış açınız var. Taşımalıya doğru bir planlama olduğu çalışması ve duyumları var.  Taşeli halkı olarak sizden YBO’ların kapatılmayacağını ve mevcut düzenin iyileştirilerek devam edeceğini bildiren bir açıklama bekliyoruz.


Savunmuş olduğunuz Taşımalı eğitimi çok yakından bilen bir kimseyim. Çocukların serviste buluşması, yolculuk, okul dönüşü, hava şartları, iklim şartlarına göre yolların durumu irdelenmeye değer. Öncelikle  büyüme çağındaki çocukların düzenli beslenmesi önem arz eder. YBO’larda bu normal olarak gidiyor, çocukların sabahleyin okullarında bir bardak sıcak süt ya da çay,bir yumurta ,dokuz  zeytin tanesi yemelerin çok görmeyiniz. Sizleri gerçekçi olmaya davet ediyorum. Karaman İl Milli Eğitim Müdürlüğünü, halkımıza kamuoyuna ve karar vericilere doğru bilgi vermeye davet ediyorum.


 


Sayın Milletvekillerimizin ve il genel meclisi üyelerimizin ve muhtarlarımızın bu konuda duyarlı olarak süreci takip etmeleri temsil ettikleri halk adına görevleri olduğunu düşünüyor ve işin tatlılıkla velilerimiz üzmeden çözülmesini temenni ediyorum.


24.03.2014. Hasan ŞİMŞEK