Orhun Veli BATU
orhunveli@hotmail.com

TÜM YAZILARI

İNSAN NASIL KATİL OLUR?

Katil olmak kolay mıdır? Elbette zor. Bir insanın gözlerinin içine bakarak, silahı doğrultmak ve tetiğe basmak… Birkaç saniyelik olay… Alnının ortasına silah dayanmış bir insanın, gözlerindeki korkuyu hissetmek ya da bedenindeki titremeyi görüp de etkilenmemek, mümkün müdür?
Bıçak, bıçağa ne dersiniz? Arkadan dolanıp, kollarını ve ayaklarını bağladığınız bir insanın gırtlağına dayadığınız bıçağı, biraz fazlaca bastırıvermek nasıl bir duygudur acaba? Bu işi gözlerine bakmadan yapıyorsanız eğer, şanslısınızdır zaten. Cinayet işlerken kurbanın gözlerinden sakınınız; zira gözler, yapacağınız işi engelleyecek en büyük etmendir. Gözler, merhamet duygularınızı tetikleyecektir ve yapacağınız işten sizi alıkoyacaktır. Ancak, kandan korkmamanız gerekir; büyük bir ihtimalle şahdamarından boşalan kan, ellerinizi, üstünüzdeki beyaz gömleği kirletecektir. Kan lekesi bu… Sıcak suyla mı daha iyi çıkar; yoksa soğuk suyla mı? Anlamsız bir yığın tartışma. Olmadı efendim, kuru temizleme, falan filan... Anlayacağınız ayrı bir stres. Bıçak, tabanca; ya da herhangi bir araçla yapacağınız cinayetlerde vazgeçilmez araçlarınız: Eldiven, ayaklarınıza galoş, başınıza kep, şapka; bunlar önemli aksesuarlar, unutmamak gerekir. Güvenlik kameraları için de, kapüşonlu kıyafetler, siyah gözlük… Ayrıca, olay yerinde hiçbir şeklide, cinayet aleti bırakılmamalıdır.
Cinayet işlemek için ille de tabanca ya bıçak kullanmanız gerekmez; daha masum cinayetlerde var. Örneğin bir takım zehirler… Hatta bazıları, insanı daha uzun sürede etkilediği için; daha doğrusu geç öldürdüğü için, ölüm nedeni bile bilinemiyor. Beyin ve kalp dokusunda biriken toksin, uzun bir zaman sonra kalp krizi şeklinde ortaya çıkabiliyor.
Şunu da belirtmekte fayda var: “ Efendim, ben yakalanmaktan korkarım. Yılarca hapis yatamam,” diyorsanız eğer, onun da kolayı var: Trafik kazası… Kurbanınızın sıkça gittiği yerleri, yoları önceden tespit edersiniz. Daha sonra, onun beklemediği bir anda, güümm! Ancak sözde trafik kazasını yaratırken, kurbanın araç içinde değil de, yaya olmasına özen gösteriniz. Daha garanti olur. Yok, efendim ben bu işi, sahici bir trafik kazasıyla yapacağım, diyorsanız, o başka! Bu durumda, çarpacağınız nokta, kurbanınızın araçta oturduğu nokta olmalıdır. Eğer kurban, bu kazadan kurtulursa yandığınız gündür; çünkü kaza, kaza olmaktan çıkar, kasta girer. Ne yapıp edip, altın vuruşu yapmalısınız.
İnsan nasıl katil olur?
Çok kolay. Günlük yaşamınıza dikkat ediniz. Trafikte sizi zora sokan bir densizi, hiç mi öldürmek istemediniz? Ya patronunuzu? Kendisi fındık üstünde fındık kırarken; bütün işi siz yapmanıza rağmen; maaşınıza tek kuruş zam yapmaması yeterli neden değil midir sizce? Düşmanı uzakta aramanıza gerek yok, örneğin; en yakın akrabalarınız; hepsi demiyor mu, “ Gel, bizi öldür,” diye. Bütün sükûnetiniz ve sakinliğinizle, size yaşatılan onca haksızlığa rağmen, sabrınızı ısrarla sınamalarına ne dersiniz? Anlayacağınız, katil olmak için neden çok.
Popüler kültürümüzde cinayetler moda olmadı mı? Edebiyat alanında, en çok satanlar listesine, cinayet romanları girmiyor mu? Sinema da en çok, seri katilli filmler, izlenmiyor mu? TV’de reytingleri, şiddet içeren diziler kırmıyor mu? Şiddet çocuklarımızın izlediği çizgi filmlere kadar inmedi mi? Dünyaya bakınız; Suriye’ye, Mısır’a, Afrika Ülkelerindeki iç savaşlara; hepsi öldürme üzerine, cinayet üzerine kurulmamış mıdır? Velhasıl, yeni doğmuş masum bir çocuğun, şu dünya düzeninde katil olmaması için hiçbir neden yok. Anlayacağınız, Dünya insanlığının kayışı kopmuş gibi.
Yıllardır şu köşemde, saygı sevgi, insani değerler üzerine yazılar yazıyorum. Okuyan üç-beş yüz kişiyi geçmedi. Birde cinayetler üzerine yazı yazayım dedim. Bakalım, okur sayısı ne kadar artacak? Kim bilir, belki de kan çeker ha! Ne dersiniz?
Son not: Dedikleri gibi; Kusursuz cinayet yoktur! SAKIN DENEMEYİN!
Sevgiyle…..
05.10.2013
Orhun Veli BATU