Orhun Veli BATU
orhunveli@hotmail.com

TÜM YAZILARI

VEZİRPARMAĞI VE YASAKLAR

Son günlerde, Mahsun Kırmızıgül’ün “Vezirparmağı,” filmi, oldukça gündem yarattı. Henüz izlememiş olmama rağmen, bu konuda birkaç satırda ben yazmak istedim. Eğer bazı belediyeler, bu filmin gösterimini yasaklamamış olsaydı; bu konu benim dikkatimi hiç çekmeyecekti ve gündemime hiç almayacaktım. Aslında bu sözde muhafazakâr belediyeler, farkında olmadan, “Vezirparmağının” reklamını yapmış oldular ve toplumun “merak,” duygusunu harekete geçirdiler. Ayrıca, bende malum filmle ilgili yazı yazarak, bu değirmenin çarkına su taşımış oldum. Aferin bize(!) Bu yazımı okuyan değerli okuyucularda, “ Ne varmış şu film de, gidip bir izleyelim,” derlerse eğer, vebali hepimizin boynuna(!)



Filme yasak getiren Belediye başkanlarının gerekçesi; filmin manevi değerlerimizi rencide etmesi ve Mahsun Kırmızıgül’ün, terörle mücadele edilen hassas bir dönemde, devlete yönelik yaptığı eleştiriler. Bu belediye başkanlarının kendilerine göre haklı gerekçeleri olabilir. Filmi izlemek istemeye bilirlerde; ancak yasakçı yaklaşımlarının, bu filmin izlenilirliğini arttıracağını da bilmeleri gerekir.



Ulus olarak, yasaklardan çok çektik. Özellikle her askeri darbeden sonra getirilen yasaklar, toplum olarak bizde çeşitli travmalara neden oldu. Demokrasi ve özgürlüklerin kullanımı konusunda, askeri vesayetin yasakçı yaklaşımını daima ensemizde hissettik. Öyle ki, bu yasakçı yaklaşım sanattan, spora; eğitimden ekonomik kurumlara kadar birçok alanda kendisini hissettirdi.



Konumuza gelecek olursak; şu zamanda bir sinema filmine getirilen yasağı anlamakta sıkıntı çekiyorum. Beğenmediğimiz bir sinema filmine en iyi karşılığı, başka bir sinema filmiyle verebiliriz. Ayrıca, bir Belediye başkanı, şehirdeki ya da beldede ki, kendisine oy vermeyen, kendisi gibi düşünmeyen vatandaşlarını da düşünmek zorundadır. Çünkü aynı zamanda, onlarında belediye başkanıdır. Bunun adına da zaten “DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK,” diyoruz. Yoksa Belediye başkanları kişisel olarak; filmi izlemek istemeyebilirler ve filmle ilgili olumsuz görüşte bildirebilirler. Bu da onların demokratik hakkıdır.



Mahsun Kırmızıgül’e gelince, kendisinden çok haz etmem. Topyekûn terörle mücadele ettiğimiz şu zamanda, yaptığı açıklamalar beni de üzmüştür. Ancak, benim gibi düşünmüyor diye, tuka kaka yapacakta değilim. Bir suç işlemiş olsaydı eğer, hukuk ve ceza yasaları gereğini yapardı. Ayrıca bizler, bizim gibi düşünmeyenlerle birlikte bu toplumu oluşturuyoruz. Demokrasi ise, farklı düşüncelere katlanabilmeyi gerektiriyor. Bazen içimizi acıtsa bile…



Filme gelince; zaten yeterince reklamını yapmış olduk. Çok büyütülmemesi gerektiğini düşünüyorum. Yarınlarımız için, yasakları değil de, özgürlükleri içselleştirmemiz, hepimiz için daha doğru olacaktır… Sevgiyle Kalın… 03.02.2017



Orhun Veli BATU



 



Son günlerde, Mahsun Kırmızıgül’ün “Vezirparmağı,” filmi, oldukça gündem yarattı. Henüz izlememiş olmama rağmen, bu konuda birkaç satırda ben yazmak istedim. Eğer bazı belediyeler, bu filmin gösterimini yasaklamamış olsaydı; bu konu benim dikkatimi hiç çekmeyecekti ve gündemime hiç almayacaktım. Aslında bu sözde muhafazakâr belediyeler, farkında olmadan, “Vezirparmağının” reklamını yapmış oldular ve toplumun “merak,” duygusunu harekete geçirdiler. Ayrıca, bende malum filmle ilgili yazı yazarak, bu değirmenin çarkına su taşımış oldum. Aferin bize(!) Bu yazımı okuyan değerli okuyucularda, “ Ne varmış şu film de, gidip bir izleyelim,” derlerse eğer, vebali hepimizin boynuna(!)



Filme yasak getiren Belediye başkanlarının gerekçesi; filmin manevi değerlerimizi rencide etmesi ve Mahsun Kırmızıgül’ün, terörle mücadele edilen hassas bir dönemde, devlete yönelik yaptığı eleştiriler. Bu belediye başkanlarının kendilerine göre haklı gerekçeleri olabilir. Filmi izlemek istemeye bilirlerde; ancak yasakçı yaklaşımlarının, bu filmin izlenilirliğini arttıracağını da bilmeleri gerekir.



Ulus olarak, yasaklardan çok çektik. Özellikle her askeri darbeden sonra getirilen yasaklar, toplum olarak bizde çeşitli travmalara neden oldu. Demokrasi ve özgürlüklerin kullanımı konusunda, askeri vesayetin yasakçı yaklaşımını daima ensemizde hissettik. Öyle ki, bu yasakçı yaklaşım sanattan, spora; eğitimden ekonomik kurumlara kadar birçok alanda kendisini hissettirdi.



Konumuza gelecek olursak; şu zamanda bir sinema filmine getirilen yasağı anlamakta sıkıntı çekiyorum. Beğenmediğimiz bir sinema filmine en iyi karşılığı, başka bir sinema filmiyle verebiliriz. Ayrıca, bir Belediye başkanı, şehirdeki ya da beldede ki, kendisine oy vermeyen, kendisi gibi düşünmeyen vatandaşlarını da düşünmek zorundadır. Çünkü aynı zamanda, onlarında belediye başkanıdır. Bunun adına da zaten “DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK,” diyoruz. Yoksa Belediye başkanları kişisel olarak; filmi izlemek istemeyebilirler ve filmle ilgili olumsuz görüşte bildirebilirler. Bu da onların demokratik hakkıdır.



Mahsun Kırmızıgül’e gelince, kendisinden çok haz etmem. Topyekûn terörle mücadele ettiğimiz şu zamanda, yaptığı açıklamalar beni de üzmüştür. Ancak, benim gibi düşünmüyor diye, tuka kaka yapacakta değilim. Bir suç işlemiş olsaydı eğer, hukuk ve ceza yasaları gereğini yapardı. Ayrıca bizler, bizim gibi düşünmeyenlerle birlikte bu toplumu oluşturuyoruz. Demokrasi ise, farklı düşüncelere katlanabilmeyi gerektiriyor. Bazen içimizi acıtsa bile…



Filme gelince; zaten yeterince reklamını yapmış olduk. Çok büyütülmemesi gerektiğini düşünüyorum. Yarınlarımız için, yasakları değil de, özgürlükleri içselleştirmemiz, hepimiz için daha doğru olacaktır… Sevgiyle Kalın… 03.02.2017



Orhun Veli BATU