Hasan ŞİMŞEK
info@ermenekgundem.com

TÜM YAZILARI

ALMAN İMPARATORLARI DA

YALAN SÖYLER!



Merkel’i, Alman parlamentosunu bırakınız,

1914 ‘te Osmanlı Devleti ile Almanya’nın yaptığı ittifak antlaşması  sürecinde  İmparator  II.Wilhelm’in Türk Büyükelçisi’ne söylediklerine ve olaylara özetle bir  bakalım:

Birinci Dünya Savaşı’nın başlangıcında Enver ve Cemal Paşa’nın zorlaması ile Almanya ile ittifak kurulmuştu.  Osmanlı Devleti’ni kaygılandıran kendisi ile sınır komşusu olmayan Almanya ile nasıl bağlantı kuracaktı? Sorun burada idi. Romanya ve Bulgaristan Almanya ile İttifak yapmaya soğuk bakıyordu. Hâlbuki Almanya- Osmanlı Devleti bağlantısı Bulgaristan ve Romanya’nın  savaşa girmesiyle sağlanacaktı.

2 Ağustos 1914 tarihinde Türk - Alman ittifakı imzalandı. Osmanlı Hükûmeti’nin tasdik ettiği ittifak antlaşması Alman umumi karargâhında imparator II.Wilhelm’e takdim ederken, İmparator, Türk Sefiri Mahmut Muhtar Paşa’ya bir müjde verir. Bulgaristan Kralı Ferdinand’ın kendi saflarında harbe gireceğine dair olan mektubunu tam o gün almış ve cebinde imiş gibi yaparak, sakat olan eliyle de göğsünde cep yerini gösteriyordu. Hâlbuki bu sözler düpedüz yalandı. Nitekim bu müjdeye rağmen , Bulgarlardan herhangi bir hareket görülmedi. Hatta İstanbul’da sadrazam, kabinede;

-İmparator bizi aldatıyor, diye konuştu.(1 )

Sadrazam haklıydı. Evet İmparator II.Wilhhelm yalan söylüyordu. Çünkü henüz Bulgarlarla bir ittifak antlaşması imzalanmamıştır. Osmanlı Devleti ile Almanya arasındaki ittifak antlaşması bir iki günde yazılıp imza edilecek bir antlaşma değil, altyapısı önceden hazırlanmış bir antlaşmadır. Bu antlaşmanın önemli bir maddesi de kapitülasyonların ( yabancılara adli, idari, ticari,kültürel,… vb.  anlamda verilen ayrıcalıklar ) kaldırılması ile ilgilidir. Savaş başlayınca Osmanlı Devleti Kapitülasyonları kaldırdığını ilan eder. İlk karşı gelen de düşmanımız değil savaşta ortağımız Almanya’dır.

5 Ağustos 1914 tarihinde İngiltere Almanya’ya harp ilan etti.

Akdeniz’de İngiliz donanmasının takibinde olan iki Alman gemisi ( sonradan Yavuz ve Midilli adını alacaktır. ) Enver Paşa’nın emir ve müsaadesi  ile Çanakkale’ye sığınmışlardır. Gemiler 16 Ağustos 1914 tarihinde İstanbul’a gelerek   gösterişli bir şekilde Dolmabahçe önüne demir atarlar.

Kimin emriyle, niçin ve nasıl olduğu ve o zaman bilinmeyen, ama bugün Enver ve Bahriye Nazırı Cemal Paşaların bilgileri dahilinde, İstanbul’daki iki sığınmacı gemi ve ayrıca her birine birer Alman yardımcı gemi süvarisi yerleştirilmiş Türk filosu Karadeniz’e çıkıt. Rus şehirlerine ve donanmasına saldırdı. Bazı Rus limanlarını bombardıman etti. Artık söz tamamen Almanlarındı. Osmanlı Devleti Amiral Suchon’un kumandasındaki bu garip korsanlık macerasıyla fiilen harbe sürüklenmişti. Bu saldırı fikri Alman Sefareti ile amiral Suchon’undur. Bu olaydan 13 gün sonra Türkiye Almanya’nın yanında istemeyerek savaşa girmiş oldu.

O zaman genç bir Alman deniz subayı olup Breslev (Midilli ) kruvazöründe çalışmış olan ve ikinci Dünya Harbi’nde yani 25 sene sonra Alman donanması Başamirali bulunana Dönitz hatıralarında, Rus limanlarına ve donanmasına yapılan bu saldırının temel amacının Osmanlı Devleti’ni savaşa dahil etmek için yapıldığını açıkça yazar.

Osmanlı Devleti dost bir ülkenin iki savaş gemisini İngiliz düşmanından kurtarayım derken, o iki dost geminin subayları sığındıkları ülkeye ihanet ederek, kendi saflarında savaş girmelerini sağlayarak üzerlerindeki savaş yükünün yarısını Osmanlı’ya yıktılar. Yalan söylemek, sözünde durmamak, Almanların geçmişlerinde var. Sözde soykırım iddiasının bize göre tehcirin de mucidi İlber Ortaylı’ya göre Alman Genel Kurmayıdır.  05.06.2016 Hasan ŞİMŞEK