Ermenek Helvası’na Kalite Birincilik ödülü

Yaşama Dokunanlar Platformu tarafından organize edilen ve yurt genelinde 70 ilin katıldığı ‘Kültür Ürünleri Oskar Yarışması’ ödül töreni, İstanbul Cevahir Hotel Asia’da gerçekleşen görkemli bir törenle sahiplerini buldu.

Yaşama Dokunanlar Platformu tarafından organize edilen ve yurt genelinden 70 ilin yarıştığı Kültür Ürünleri Oskar Yarışması’nın kazananları, dün belli oldu. 9 ayrı kategoride 38 şehrin kıyasıya yarıştığı Oskar töreninde; ‘gıda kategorisinde’ Ermenek Belediyesi’nin aday gösterdiği ‘Toros Helva’ ödül almaya hak kazandı. Törende, Toros Helva sahibi Ali Aydoğdu, ödülünü İstanbul Eski Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtüna’nın elinden aldı.

Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Prof. Dr. İstemi Yücel ve Yönetim Kurulu Başkanı Sevinç Mercan Başkanlığı’nda toplanan jürinin gıda alanı kategorisinin değerlendirildiği oturumun jüri ekibinde; 2016 yılı İbni Sina Tıp ödülünü alan ünlü göz doktoru Prof. Dr. Kadircan Keskinbora, ünlü tasavvufçu Uzm. Dr. Mustafa Tekçe, Akyürek Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Akyürek, sivil toplum kuruluşlarının önde gelen isimlerinden turizmci iş adamı İbrahim Biter, iş adamı Bülent Aslan, Gurme Eğitimci Oğuz Ay, Gurme Eğitimci Öznur Çevik, iş kadını Ayten Aslan, Sendika Temsilcisi Recai Mert ve Bürokrat Nevin Gülçebi Kaya yer aldı.

“Helva, Sadece bir yiyecek değil, sosyolojik bir değer”

Ödül töreninde bir konuşma yapan Ermenek Belediye Başkanı Uğur Sözkesen; “70 ilin yarıştığı bu platformda Ermenek’in ödül alması bizim için çok gurur verici. Ancak, bu başarı tesadüf değil! Yüzlerce yıllık tarifle, geleneksel olarak hazırlanan helvamız bizim hep gurur kaynağımızdı. İçindeki malzemelerin kalitesiyle, doğallığıyla ve üretim şekliyle tamamen yöresel olan Toros Ermenek Helvası’nı hala yaşatıyor olmak bizi gerçekten mutlu ediyor” dedi. Helvanın Türk kültüründe önemli bir yeri olduğunun altını çizen, Sözkesen, “Aslına bakarsanız helva; tarihiyle de kültürümüzün önemli bir parçası. Sadece bir yiyecek değil, sosyolojik bir değer. Helvanın etrafında çok zengin, güçlü ve etkileyici bir kültür oluşmuş özellikle de Osmanlı döneminde. Bir insanın doğumundan başlayıp ölümünden sonra bile onun adına yenmeye devam edilen tek şey helvadır. Kısaca kederini paylaşmada, sevincine ortak etmede hangi sebeple olursa olsun eş, dost ve akrabalarıyla bir tabak helva yemek adettendir. Bu nedenle de sadece bir lezzet değil kültürel bir öğedir.

“Bir günlük emeğin sonucunda 60 kilo helva”

Öte yandan bir günlük emeğin 60 kilo helvaya dönüştüğünün altını çizen Ermenek Belediye Başkanı Uğur Sözkesen, “Toros Helva’nın kurucusu Ahmet Aydoğdu; sonbaharda kurutulmuş üzümleri almak için dağ köylerine gider, kendi elleri ile en iyi ürünleri seçerdi ve bu üzümler günlük kullanım için depolanırdı. Her gün sabah dörtte kalkıp taze pekmez yapmaya başlar, bu çabaya bütün aile destek olurdu. Kimisi üzüm ovalar, kimi odun kırar, kimi de tahin karardı. Akşama kadar devam eden bu sürecin sonunda 60 kg helva üretilmiş olurdu. Aydoğdu ailesi de Toros Helva’yı babalarının emanet ettiği gibi aynı süreçleri izleyerek korumaya çalışıyor. Hatta bu konuda inat ediyorlar diyebiliriz. Şeker kullanmadan, Şairin dediği gibi ‘Torosların Nazlı Ecesi Ermenek’te yetişen üzümlerden yapılan pekmez, çöğen ve tahin ile hijyen koşullarını sağlayarak var olmaya, bu lezzeti geleceğe aktarmaya çalışıyorlar. Toros Helva’yı doğal ürün reyonları ve doğal ürün marketlerine de gönderiyor, Türkiye’nin dört bir yanına bu özel lezzeti de yayıyorlar. Toros helva web sitesinden sipariş verilebiliyor. Aydoğdu Ailesi, Toros Helva’yı yüzde 100 doğal, organik, sağlıklı, geleneksel, lezzetli ve bizden olduğu için yaşatıyorlar. Ben bu ödülü Toros Helva’ya layık gören Yaşama Dokunanlar Platformuna ve değerli üyelerine tekrar teşekkür ediyorum. Toros Helva’nın fikir babası olan ve bu lezzeti günümüze kadar koruyan rahmetli Ahmet Aydoğdu’ya ve bu görevi devralarak aile geleneğini yaşatan Ali Aydoğdu’ya şahsım ve Ermenek halkı olarak teşekkür ederim” diye sözlerini noktaladı.

Toros Helva Hakkında; Toroslar’ın gerçek tadı, Toros’un tadında saklı... Toroslar karşımızda olanca heybetiyle yükseliyor ve aklımızda geleneklerimizi yaşatmak, damağımızda Ermenek Helvası’nın tadı, 300 yıllık rotamızı takip ederek yürümeye başlıyoruz. Ne zaman ki Taşeli Platosu’nun 1600 metre yükseklikteki capcanlı doğasına ulaşıyoruz, aradığımız şeyi buluyoruz. İçimizi bir heyecan kaplıyor ve helvamızı, özenle toplayıp işlediğimiz o eşsiz üzümlerden elde ettiğimiz pekmezi tahin ve çöğenle bir araya getirerek hazırlıyoruz. Tıpkı dedelerimizin yaptığı gibi. "Küçükken ekmeğimize katık yaparak yediğimiz o helvanın tadını unutturmamak için, sahip olduğumuz bir değeri dünyaya tanıtmak için... Helvamızı, gelişen teknolojiyi kullanarak yüzyıllardır değişmeyen yöntemlerle üretiyoruz, sizin için..." Mükemmel kıvamlı pekmezin verdiği tarifsiz lezzetiyle, sofralarınızın vazgeçilmezi olan Ermenek Helvası’nı sizinle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz...

Pekmezli Tahin Helvası Hakkında: Ermenek Helvası’nın özelliği, şeker yerine üzüm pekmezi kullanılarak yapılmasıdır. Pekmez, şeker sanayi gelişmeden insanların tatlı yeme arzusunu karşılayan ürünlerden biriydi. Sıvı pekmezin 100 gramı yaklaşık 300 kalorilik enerji sağlar. Yüz gram pekmezde 400 mg civarında kalsiyum, 10 mg civarında demir bulunur. Pekmez ayrıca potasyum yönünden de zengindir. Diğer mineraller daha az miktarda bulunur. Pekmezi şekerden ayıran da minerallerden, özellikle kan yapıcı demir, kemikleri geliştirici kalsiyum ve kan basıncını düzenleyici potasyum açısından zengin olmasıdır. Ermenek Pekmezli Tahin Helvası aynı zamanda lezzetli bir tatlıdır. Beslenme ve sağlık açısından diğer tatlılara göre üstün olması nedeniyle her yaş grubundan insana farklı yararları vardır.

Ermenek Helvası’nın Yaşayan Bir Gelenek Olarak Sofralara Gelişi; Ermenek Helvası denince akla ilk gelen isim olan Ahmet Aydoğdu, 18 saatlik mesaisine başlamak üzere kepenklerini açıyor. Kepenklerden çıkan sesi duyan 4 kişi, adımlarını hızlandırarak imalathaneye doğru ilerliyor. Birbirleriyle şakalaşarak yürüyen bu dört adam, bir gün içinde 60 kg Ermenek Helvası üretmenin haklı gururuyla, çalıştıkları yerin kapısından içeri giriyor. Biliyorlar ki bu saate başlayan mesaileri, akşam 9 veya 10’a kadar sürecek ve duvara dayanmış 20 kg’lık tenekeler nefis Ermenek Helvası’yla dolacak. Yıl 2010... Serin bir Ermenek sabahı... Saat tam 6. Ahmet Aydoğdu’nun oğlu Ali Aydoğdu, imalathanesinin kapılarını açıyor. Babadan oğula geçen bir geleneği yaşatmanın mutluluğuyla makineleri çalıştırıyor. Ardından hızlıca günlük siparişlere bakıyor. 500 kg civarında olduğunu görünce vakit kaybetmeden kahvaltısını ediyor ve daha çayı soğumadan çalışanlarıyla birlikte işe koyuluyor.

Etiketler :